Daisy Stone, kalçasının kalınlığı ve sertliğiyle her zaman dikkat çekmişti ama bu sefer işin boyutu başka oldu. Ailesinden kopmuş, suratında öfke ve hayal kırıklığı dolu bir ifade vardı; aşağılanmışlık ve terk edilmişlik arasında kıvranıyordu. Olayların ortasında, Tony’nin alaycı bakışları arasında, Daisy’nin içine kapanan yaramaz ruhu bir anda patlamaya hazır bir volkan gibi kabarıyordu. Kardeşinin bu kalleşliği, onun üzerindeki etkisini daha da artırmıştı; gözlerindeki ateş sanki “bana bunu yapamazsın” diye bağırıyordu.
İçinde biriken o saf hırsla kalktı ayağa, çılgınca arkasını döndü ve kocaman poposunu Tony’nin yüzüne doğru salladı. O an beden diliyle “beni böyle bırakmazsın” diyordu adeta. Hiç beklemediği bir anda suratına gelen o kalın kalça yumruğunun altında kalan Tony, şaşkınlıkla karışık bir şekilde nefesini tutarken Daisy vakit kaybetmeden üzerine yürüdü. Yumuşak teniyle sertliğin birleştiği o noktada, vücudu her hareketiyle “dayanamazsın” diye meydan okuyordu.
Tony’yi köşeye sıkıştırdıktan sonra, elleri hemen o kocaman amcığını keşfe çıktı. Soğuk terler döken Tony, kızgınlığını bastırmaya çalışsa da oradaki elektrik onları geri dönülmez bir köklemenin içine çekiyordu. Daisy’nin ince parmaklarıyla yaptığı sert sakso hareketleri çıt çıkarmadan durmasına izin vermedi; her folloş hareketinde Tony’nin nefesi hızlanıyor, acıyla karışık haz dalgaları bedenine yayılıyordu. Aralarındaki gerilim giderek yükselirken Daisy animusuyla tam gaz ilerliyordu; inatçı, şımarık kardeşi onu bırakmayacaktı.
Sonunda dayanılmaz olan an geldiğinde Daisy kendini tamamen kaptırdı; büyük kıvrımlarını kullanarak Tony’nin üstüne çöktü ve derin derin içine kökledi. Her sikilişi içinde yanan alevler gibi şiddetliydi; amcığını sürüklüyor, deli gibi inletiyor ve göbek bağı gibi birbirine bağlı olsa da aralarındaki buzları eritecek kadar sıcaklık yayıyordu odanın içinde. Çığlıklar havada uçuştuğu sırada Daisy tüm öfkesini boşaltırken Tony de son damlasını dökmekten başka çaresizdi.
İki bedenin arasındaki bu vahşi savaşta sonunda kazanan tek şey yoğun hazzın verdiği teslimiyet oldu; koca popo her dayamada yerinden oynuyor, içten gelen iniltmeler odanın duvarlarını titretiyordu. Sikişin sonunda Daisy usulca gülümsedi, zaferini hazla taçlandırmıştı çünkü kinlenmiş bu yapıdan en derin doyumu çıkarmıştı. Kardeşlikten çok öteye geçen bu an artık kapanmaz yaralar bırakacak kadar sert ve gerçekti.